Afyon Kocatepe Üniversitesi ev sahipliğinde “Yapay Zekâ Çağında Eğitim-Öğretim: Tehditler ve Fırsatlar” konulu çalıştay gerçekleştirildi. AKÜ Sosyal Tesislerinde düzenlenen çalıştaya; AKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, Prof. Dr. Murat Peker ve akademisyenler katıldı. Çalıştaya bölümümüz başkanı Doç. Dr. Fatih Özdinç, öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Emre Baysan ve Dr. Öğr. Üyesi Erhan Sur katıldı. Çalıştayda, yapay zekânın öğrenme ve öğretme süreçlerine etkileri, ölçme ve değerlendirmede karşılaşılan sorunlar, akademik dürüstlük ve veri güvenliği ele alındı. Sunumlarda, bu araçların insan denetiminde kullanılması, öğrencilere üretilen bilgileri süzgeçten geçirme, eleştirme ve güvenilir kaynaklarla doğrulama becerilerinin kazandırılması gerektiği ve kurumsal kullanım ilkelerinin oluşturulması üzerinde duruldu.

Etkinlikte bölümümüz öğretim üyesi Doç. Dr. Fatih Özdinç, “Yapay Zekâ Çağında Ölçme, Değerlendirme ve Akademik Dürüstlük” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Özdinç, yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte öğrencilerin bireysel katkılarının ve öğrenme düzeylerinin doğru biçimde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Yapay zekâ kullanım sınırlarının derslerin amaçları doğrultusunda önceden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Özdinç, süreç takibi, ara teslimler ve bireysel katkının doğrulanmasına yönelik uygulanabilecek yöntemler hakkında bilgi verdi. Öğretim elemanının değerlendirme yaklaşımının öğrenci davranışlarını etkilediğini vurgulayan Özdinç, yalnızca son ürüne not verilmesinin öğrenciyi en hızlı biçimde sonuç elde etmeye yöneltebileceğini ifade etti. Çözümün gerekçesinin açıklanması, bilginin yeni bir probleme uygulanması ve bireysel katkının gösterilmesi istendiğinde ise öğrenme sürecinin daha görünür hâle geleceğini anlattı.

Özdinç, öğrencinin kendi yazdığı metnin dilini düzeltmesi, alternatif çözümleri karşılaştırması ve bir raporun tamamını yapay zekâya hazırlatması arasında farklılıklar bulunduğunu belirtti. Kabul edilebilir kullanımın dersin amacı ve kazandırılması hedeflenen beceriler doğrultusunda tanımlanması gerektiğini ifade eden ve akademik dürüstlük açısından kullanım sınırlarının önceden duyurulmasının önemini vurgulayan Özdinç, öğrencinin hangi aşamada ne tür destek aldığını açıklaması ve sunduğu içeriğin doğruluğundan sorumlu olması gerektiğini söyledi. Yapay zekâ kullanımına izin verilen düzeyin derslere göre değişebileceğini, öğretim elemanının belirlediği yöntemi tutarlı biçimde uygulamasının esas olduğunu kaydeden Özdinç, öğrencinin araçtan aldığı destekle ortaya koyduğu çalışmanın yanında, yapay zekâ olmadan ne yapabildiğinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti ve bu yaklaşımın hem bağımsız düşünme becerisini hem de teknolojiyle çalışabilme yeterliğini birlikte gözetmeye imkân vereceğini dile getirdi.

Özdinç, öğrenmenin görünür kılınması için öğrencinin başlangıçta problemi kendi cümleleriyle tanımlaması, çalışmanın ara teslimlerle izlenmesi ve son teslimde yapay zekâ kullanımının ayrıntılı açıklanması gerektiğini söyledi. Sınıf içi uygulamalarla öğrencinin çalışmasına hâkimiyetinin de kontrol edilebileceğini ifade etti. Bir işletme raporunda koşullar değiştirildiğinde öğrencinin çözümünü yeniden gerekçelendirmesinin istenebileceğini anlatan Özdinç, yazılım çalışmalarında kodun bir bölümünü gözetim altında değiştirme ve açıklama yönteminin kullanılabileceğini belirtti. Kendi dersindeki uygulamadan da söz eden Özdinç, grup projelerinde yapay zekâyı ek bir grup üyesi olarak ele aldığını, öğrencilerle haftalık görüşmeler yaptığını ve projelerin gelişimini izlediğini anlattı. Dönem sonunda öğrencilerden kendilerinin, grup arkadaşlarının ve yapay zekânın katkılarını değerlendirmelerini istediğini de belirtti. Akran değerlendirmelerini bireysel raporlarla karşılaştırarak katkıları anlamaya çalıştığını belirten Özdinç, bu yöntemin öğretim elemanı açısından zaman ve emek gerektirdiğini kaydetti. Yeni değerlendirme yaklaşımlarının uygulanmasında akademisyenlere eğitim, danışmanlık ve altyapı desteği sağlanmasının önemine de işaret etti. Öğretim elemanlarının geri bildirim ve notlandırmada yapay zekâdan yararlanmaları durumunda bunu öğrencilere açıklamaları, üretilen içeriği kontrol etmeleri ve öğrenci mahremiyetini korumaları gerektiğini belirten Özdinç, üniversitelerin de güvenli araçlara erişim, pedagojik danışmanlık ve müfredat uyarlamaları konusunda destek sunmasının gerekli olduğunu dile getirdi.

Sunumların ardından gerçekleştirilen yuvarlak masa çalışmalarında yapay zekânın eğitimde sunduğu fırsatlar, beraberinde getirdiği riskler, temel politika ilkeleri ve geleceğe yönelik uygulama önerileri değerlendirildi. Çalıştay, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Detaylı haber metnine ulaşmak için tıklayınız.

06 Ekim 2026, Salı 0 kez görüntülendi